KORAY ÖZTOPÇU

GARANTİ BBVA TÜKETİCİ FİNANSMANI DİREKTÖRÜ
OTOMOTİVDE YENİ DÖNEM: TÜKETİCİNİN BEKLENTİLERİ VE DİJİTALLEŞME
Tüketicinin otomotiv satın alma yolculuğu boyunca dijital süreçlere ilişkin beklentilerini ölçümlemek, otomotiv şirketleri için geleceğin otomotiv dünyasında öne çıkmak ve yeni ekosistemi tasarlamak açısından her geçen gün daha da önemli hale geliyor. Kredilendirme ve finansman seçeneklerinin ilk aşamasından, bir araca sahip olma, bakım ve yeniden satın alma süreçlerine kadar ilgili süreçlerde tüketici beklentilerinin değerlendirilerek iyileştirilmesi ve finans altyapılarının marka ile bütünleştirilmesi, gelecek servis modelinde en önde yer alıyor.
Teknolojinin desteğiyle müşteri yolculuğunun bazı bölümlerini dijitalleştirme fırsatlarını belirlemek için üreticiler, performans analizleri yaparak, bu dijital dönüşümde iş kararlarını destekleyen eyleme geçirilebilir adımları belirleyip süreçleri yeniden tasarlayarak otomotiv ekosisteminde öne geçebilirler. Gelecekte üreticiler, aynı zamanda mevcut müşteri yolculuğunu daha hızlı değerlendirerek geleceğe dair verileri belirleyebilecek ve bu sayede belirli bir pazardaki değişen tüketici beklentilerini karşılaştırabilecekler. Bu da sürecin hangi alanlarının belirli bir pazarın performansını etkilediğini anlamalarına yardımcı olacak. Bütün bu dijitalleşme adımları, gelecekte araç tasarımından model sınıfının belirlenmesine kadar birçok konuda yol gösterici olacaktır. Bunun yanında dijitalleşme performansı; müşteri beklentileriyle birlikte pazarın genel durumu, kuşak dağılımları, gelir dağılımı ve yasal düzenlemeler gibi değişkenlere de bağlı olacaktır.
DİJİTALLEŞME OTOMOTİVDE DAHA DA ÖNDE OLACAK
Üreticilerin otomotiv ekosistemine uyum sağlamasında, teknik yeteneklerinin dijitalleşme çabalarını destekleyip desteklemediğini araştırmaları da önemlidir. Bir üretici firmanın bayi yönetim sistemi verilerine bağlanıp bağlanamayacağını veya bu verilere erişip erişemeyeceğini belirlemek, etkili bir çözümün gerekliliklerini doğrudan etkileyebilir. Gerçek iyileştirmeler ancak iki taraf birlikte çalışırsa mümkün olacaktır. Günümüzde bağlantılı araçların sayısının artmasıyla birlikte, tüketicilerin bugün ağırlıklı olarak telefonla gerçekleştirdiği servis randevusu alma sürecinin, gelecekte araç içinden tek tuşla dijital servis randevusu alınabilecek şekilde gelişeceğini söylemek yanlış olmayacaktır. Teknolojik gelişmeler, sürücülerin bağlantılı araçların sunduğu avantajlardan daha fazla yararlanmasını sağlayarak sürüşü daha güvenli ve daha az stresli hale getiriyor. Bağlantının artması genel sürüş deneyimini iyileştirirken, araçlar artık çok daha büyük miktarda veri topluyor, işliyor ve üretiyor. Bu verilerin bir kısmı üreticilerin servis ağları için önemli fırsatlar sunarken, bu potansiyelden yararlanmak, son müşteriyle iletişimi kolaylaştırmak ve otomatikleştirmek her zamankinden daha önemli hale geliyor.
TÜKETİCİ BEKLENTİLERİYLE GELECEĞİ OTOMOTİVDE ŞEKİLLENDİRMEK
Otomotiv sektöründe müşteri sadakatinin yalnızca takip edilmesi gereken bir ölçüt değil, aynı zamanda başarının en önemli itici güçlerinden biri olacağı bir döneme giriyoruz. Üreticiler, yeni dönemde farklı segmentlerdeki sadakat oranlarını anlayarak, elektrikli araçlarla değişen ekosistemde müşteri sadakatiyle ilişkili maliyet tasarruflarını değerlendirerek ve uygulanabilir stratejiler geliştirerek uzun vadeli büyümeyi ve kârlılığı destekleyen sürdürülebilir bir müşteri tabanı oluşturabilecekler. Gelecek ekosisteminin oluşumunda markanın başarısını artırmak ve müşterilerle kalıcı ilişkiler kurmak için verileri kullanmak daha da önemli olacak. Araç verilerinin bağlantılı araçlardan, müşteri ve araç bilgilerinin ise bayilerden aktığı hibrit bir yapının oluşması; tüketici beklentilerini, sürüş tercihlerini ve kullanım alışkanlıklarını daha iyi analiz ederek daha doğru çözümler üretmeyi mümkün kılacaktır.
2025 yılında devam eden dönüşümle birlikte farklı sektörlerde dijital dönüşüm ve dijital tüketici finansmanı ürünleri daha da önem kazanıyor. Geleceği şekillendirecek stratejilerin ne kadar hızlı değiştiğini açıkça görebiliyoruz. Yeni nesil finansman ürünlerine duyulan ihtiyaç artarken, ekosistem dönüşümü şirketlerin üretime yeni teknolojiler eklemesini ve rakiplerinin uygulamalarını analiz etmesini de kolaylaştırıyor. Günümüzde sektörlerin tamamında üretimden tüketiciye ulaşana kadar tüm süreçler hızla değişirken, artık yalnızca yeni bilgiye değil, bu bilgiyi değerlendirecek yeni düşünme yöntemlerine de ihtiyaç duyuluyor.
GELENEKSEL FİNANS ÜRÜNLERİ DEĞİŞİM İÇİNDE
Tüketici deneyiminin ve satış modelinin tamamen değiştiği, tüketicinin finansman imkânlarını satın alma kararını verdiği anda değerlendirerek dijital alışveriş kredisi ve taşıt kredisi kullanabildiği bir yolculuk artık üreticilerin tamamının gündeminde yer alıyor. Satış sürecinde kredi kullanımının satışla entegre edilerek işlemin aynı anda tamamlanabilmesi, müşteri memnuniyetini önemli ölçüde artırıyor. Çevre bilincine sahip Z kuşağı, temel değerleriyle uyumlu ve anlamlı bir yaşam tarzını benimsiyor. Lüks markalarda geleneksel prestij anlayışının yerini; kapsayıcılık, sürdürülebilirlik, şeffaflık, teknoloji ve döngüsel inovasyon gibi Z kuşağının şekillendirdiği yeni değerler almaya başlıyor. Bu bağlamda tüketici finansmanı açısından müşteri deneyimini geliştirmek kritik önem taşıyor. Nesnelerin İnterneti (IoT) ile birlikte finans sektörü, yapay zekâ destekli teknolojiler sayesinde tüketicilere son derece kişiselleştirilmiş kullanıcı deneyimleri sunabilecek yeni alanlar oluşturacaktır. Bu değişen iklimde şirketlerin varlıklarını sürdürebilmeleri için çalışma modellerini, tüketiciye ulaşma yöntemlerini yeniden kurgulamaları ve tüketici beklentilerini doğru analiz etmeleri gerekiyor. Geçmişte uzun yıllara yayılan dönüşüm süreçleri, bugün beklenenden çok daha kısa sürelerde gerçekleşiyor. Bu nedenle bireyler, kurumlar ve toplum olarak değişime uyum sağlama becerimizi geliştirmemiz ve sürekli değişime açık olmamız gerekiyor.