Lütfen ODMD Gladyatör için Tıklayınız > Lütfen Magma Tıklayınız >
MADE IN EUROPE Ana Sayfa > Seçtiğiniz Site Kısmı > 

AB’nin Yeni Sanayi Hamlesi: Made In Europe

İhracatımızın yarısının Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığı bir ekonomide, Brüksel’de alınan her karar doğrudan bizim düzenimizi etkiliyor. Gümrük Birliği ile 30 yıla yaklaşan bir entegrasyonun içindeyiz; üretim yapımız, tedarik zincirlerimiz ve pazarlama stratejilerimiz AB regülasyonlarıyla iç içe geçmiş durumda. Bu nedenle AB’nin gecen hafta açıkladığı (4 Mart) Industrial Accelerator Act (IAA) sadece bir sanayi politikası değil, Türkiye’nin dış ticaretinin geleceğini şekillendirecek bir “çerçeve doküman” niteliği taşıyor.

Bu yasa tasarısı, AB’de üretimi güçlendirmeyi, işletmeleri büyütmeyi ve istihdam yaratmayı hedeflerken, sanayinin daha temiz ve geleceğe hazır teknolojileri benimsemesini desteklemeyi amaçlamaktadır. Draghi raporunun tavsiyeleri doğrultusunda IAA, kamu alımları ve kamu destek programları için hedefli ve orantılı “AB’de Üretilmiştir” ve/veya düşük karbon gereklilikleri getirmektedir. Yasa, üretimin AB GSYH’sindeki payını 2035 yılına kadar %20’ye çıkarma hedeflemektedir.

Düzenlemenin Kapsamı Sektörler

Teklif’te “stratejik sektörler” üç ana sanayi grubu altında tanımlanmıştır. Yasa tasarısının gerekçesinde belirtildiği üzere, her ne kadar bu sektörlerin toplam üretimi, AB imalat sanayi üretiminin yaklaşık %15’ine tekabül ediyor olsa da, tüm sanayi değer zincirleri için stratejik “ileti bağıntı (upstream)” rolü oynadıkları için IAA kapsamında önceliklendirilmiştir.

Enerji-yoğun sanayiler1: Kağıt, kimyasal, kok kömürü, kauçuk, plastik, metalik olmayan mineral imalatı, ana metal sanayi vs.

Otomotiv sanayi ve tedarik zinciri2: Motorlu kara taşıtları, römork ve yarı römorkların imalatı

Net-sıfır teknoloji ürünlerinin imalatı3: Fotovoltaik, termal vs güneş teknolojileri, rüzgar enerjileri, batarya ve enerji depolama teknolojileri, jeotermal enerji teknolojileri, biyogaz ve biyometan teknolojileri, nükleer fisyon enerji teknolojileri vs.

IAA, kamu alım prosedürlerinde enerji yoğun sanayiler, elektrikli araçlar ve net sıfır teknolojiler için AB menşeli olma ve düşük karbonlu gereklilikleri ortaya koymaktadır. 1 Ocak 2029 veya sonrasında başlatılan kamu ihale sözleşmelerinin, yapım sözleşmelerinin veya yapım imtiyazlarının enerji yoğun sanayilerden ürünlerin tedarikini içermesi durumunda; çelik, beton & harç ve alüminyum ürünleri ile performansı esas bunlara bağlı olan ürünlerde asgari düşük karbonlu ve belirli asgari oranda AB menşeli olma şartları getirilmiştir. İlgili yasa tasarısı yürürlüğe girdikten 6 ay sonra kamu alımı prosedürleri kapsamında satın alınan, kiralanan, uzun süreli kiralanan veya finansal kiralama yoluyla edinilen elektrikli araçlar için ise, aracın AB içinde monte edilmesi, batarya hariç en az %70 AB menşeli olması, belirli esas parçalarının da aynı şekilde AB menşeli olması gibi şartlar getirilmiştir.

Menşe Hükümlerinin Uygulanması, Gümrük Birliği ve Mütekabiliyet

Tasarıda yer alan menşe kurallarına ilişkin eşyanın menşeinin tespitinde AB Gümrük Kodunun4 dikkate alınacağı ve söz konusu mevzuattaki tercihli olmayan menşe kuralları hükümlerinin uygulanacağı ifade edilmektedir.

Bahse konu Teklif’te kamu alımları, diğer kamu müdahalesi türleri ve ihale ile gerçekleştirilen  mevzuat kapsamı ürün temininde Birliğin bir serbest ticaret alanı veya gümrük birliği kuran bir anlaşma akdettiği üçüncü ülkelerden gelen “içeriklerin” ile DTÖ Hükümet Alımları Anlaşması’na taraf olan ülkelerden gelen içeriklerin söz konusu anlaşma kapsamında Birliğin ilgili yükümlülüklerinin bulunduğu durumlarda “AB menşeli içerik” olarak kabul edileceği belirtilmiştir. Diğer yandan, söz konusu üçüncü ülkenin, belirtilen anlaşmalar kapsamında, IIA kapsamı sektörler herhangi biri bakımından, Birlik ürünleri veya kuruluşlarına ulusal muamele imkanı sağlamamış olması halinde bu kamu alımlarının dışında bırakılması mümkün olacaktır.

Ülkemizin de halihazırda AB ile gümrük birliği ihdas etmiş olmasından kaynaklı olarak ülkemiz menşeli eşyanın IIA düzenlemesi kapsamında menşeli içerik olarak dikkate alınmasının önü açılmıştır. Diğer yandan söz konusu tasarıda AB’de montaj gibi menşe dışında kriterler olduğundan bu hususların da dikkate alınması gerekmektedir.

Türkiye İÇİN IAA ne ifade ediyor?

Görüldüğü gibi IAA, Avrupa’nın kaybettiği rekabet gücünü geri kazanmak için oluşturduğu kapsamlı bir “sanayi güvenlik paketi.” Ancak bu dönüşümün Türkiye üzerindeki etkileri hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor.

Özellikle gümrük birliğinden temin edilen girdilerin made in europe hesaplamasına dahil edilmesi oldukça önemli. Bu bağlamda AB içerisinde üretimin artması daha fazla girdi ihtiyacını ve dolayısıyla ihracatımızı daha da arttıracağı kesin. Özellikle otomotiv yan sanayi bu açıdan bir avantajı elde etmiş ya da mevcut avantajı koruduğu söylenebilir. Bu da bu alandaki entegrasyonu daha da arttırabilir.  Ancak bir yanlış anlaşılmayı da burada düzeltmekte yarar var. Düzenleme ülkemizde üretilen ürünleri “made in  europe” kapsamına alındığına ilişkin bir bilgiyi içermiyor. Örneğin ülkemizde üretilen araçlar “made in Türkiye” olacak ve bu yasal düzenleme kapsamında AB menşeli olarak değerlendirilmeyecek. Otomotiv sanayi açısından özellikle kamu alımlarında AB’de üretilen araçlara göre nispeten dezavantajlı olacağız. Ayrıca AB’de üretim yapma zorunluluğu ve üretimlerin bu kapsamda desteklenmesi orta ve uzun vadede ülkemize yeni yatırım çekme konusunda bir problem olarak karşımıza çıkabilir. AB’nin üretim ve yatırım üssü olan pozisyonumuz bu düzenleme nedeni ile tehdit altında olabileceğini söyleyebiliriz. Diğer bir noktada, düşük karbonlu ürün şartı ile özellikle çelik, çimento, alüminyum üreticileri için ciddi bir uyum baskısı oluşturuyor olması. Net-sıfır teknoloji ürünlerinde AB’de üretilen bileşen kullanımını zorunlu tutması ile bu alandaki ihracatımız da olumsuz etkilenebilir.

Son olarak, AB üretimindeki tedarik zincirinin ayrılmaz parçası olmak istiyorsak, AB şirketlerinin yatırım üssü avantajını kaybetmek istemiyorsak gümrük birliği güncellenmesinin bu bakış açısı ile tekrar gözden geçirilmesi ve aslında söylem değişikliği yaparak sanayi entegrasyonuna odaklanmamız gerekiyor.


Lütfen Tüm Üyelerimiz için Tıklayınız >




prev
next